ULUTEK Teknopark Aralık 2021 Haber Bülteni

Added Date 30.12.2021

ULUTEK Teknopark Aralık 2021 Haber Bülteni

1_ULUTEK TEKNOPARK VE BURSA ULUDAĞ TTO'DA ÖDÜL GURURU

Teknolojinin üssü konumundaki ULUTEK Teknopark ve Bursa Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Bursa Uludağ Üniversitesi’nin Bilim, Özel, Teşvik ve Hizmet Ödül Töreni’nde ödüle layık görüldü.

Bursa Uludağ Ünivesitesi, akademisyenler ve idari personeli özverili projeler ve yenilikçi çalışmalar kapsamında ödüllendirdi. Bilim, Özel, Teşvik ve Hizmet Ödül Töreni’nde ‘hizmet’ kategorisinde ise ULUTEK Teknopark ve Bursa Uludağ TTO, ödüle layık görüldü.

Burkay: Bilgiye Dayalı Fikirler, Ürüne Dönüşüyor

Ödül almak için sahneye çıkan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, üniversiteleri, toplumun ve şehrin ortak aklı olarak gördüğünü vurguladı. Bu aklı kullanmanın kent için çok kıymetli olduğunun altını çizen Başkan İbrahim Burkay; “Bilgi temelli fikirleri ürüne çevirebilmek, toplumun zenginleşmesindeki en temel dinamiklerden biridir. Ödülünü almış olduğumuz ve BTSO ile Üniversitemizin belki de en stratejik ortaklıklarından biri ULUTEK Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, bu bilgiye dayalı fikirlerin ürüne dönüşmesinin en önemli merkezlerinden biridir. Gerçekten çok ciddi başarılar elde ediyoruz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak Üniversitemizle birlikte geçmişten bugüne çok güzel ilişkiler içerisindeyiz. İnşallah bu birlikteliği arttırarak devam edeceğiz” diye konuştu.

Kılavuz: Amaç, Aidiyet Duygusunu Güçlendirmek

Yönetim olarak personelin teşvik edilmesi ve ödüllendirilmesi amacıyla bir ödül töreni düzenlemeye karar verdiklerini aktaran Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz da 2020 yılının baz alındığını ve bundan sonraki senelerde de aynı şekilde ödül törenlerinin düzenleneceğini kaydederek “Asıl amacımız, aidiyet duygusunun güçlendirilmesidir. Kendini bu kuruma ait hisseden personelin daha azimli çalışacağına inanıyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi, hepimizin ortak sevinci ve gurur abidesidir. Bu kurumu birlikte çalışarak hak ettiği noktaya çıkaracağız. Bunu el ele, gönül gönüle ve beraberlik içerisinde yapacağız” dedi.

Karagöz: 14’üncü Sıraya Yükseldik

ULUTEK Teknopark’ın üniversite-sanayi iş birliğinde kilit rol üstlenerek, ülke çapında adından söz ettirdiğini söyleyen ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz ise “Bu ödülde, bölgemizde bulunan 160’ı aşkın firmamızın emeği bulunuyor. Ülkemizdeki başarılı ve etkin teknoparklar arasında, 26’ncı sıradan 14'üncülüğe yükselme başarısını gösterdik. Bursa’da eğitimin her alanında güçlü adımlar atan ve 46 yıllık geçmişi olan Bursa Uludağ Üniversitesi’nin organize ettiği ödül töreninin bizi ve ödül alan herkesi teşvik ederek, takdire değer başarıları katlayacağına inanıyorum” diye konuştu.

Eren: Yol Haritamız Güçlenecek

Verilen ödüllerin daha ileri seviyelerde çalışmalara vesile olacağını kaydeden Bursa Uludağ TTO Genel Müdürü Prof. Dr. Recep Eren ise “Bursa Uludağ TTO’da, buluşları pazara en iyi şekilde ulaştırabilecek kalitede güç birliklerini oluşturuyoruz. Bu ödülü, geleceğin teknolojileri alanında büyük başarılara imza atan girişimcilerimize de armağan etmek istiyoruz. Genç girişimcileri sektöre kazandırarak, uluslararası başarılara imza atacak kalitede köprüler kurmayı sürdürecek ve tutkulu girişimcilerimize çizdiğimiz yol haritasını her zamankinden daha güçlü hâle getireceğiz” ifadelerini kullandı.

2_ULUTEK'TE BOSNA HERSEK İLE İŞ BİRLİĞİ TOHUMLARI ATILDI

ULUTEK Teknopark, Bosna Hersek’ten gelen iş insanlarını ağırladı. Teknoloji yatırımları gündeminin ele alındığı ziyarette ortaklaşa yapılacak projeler üzerine görüşüldü. 

ULUTEK Teknopark, Bosna Hersek  iş insanlarından oluşan heyeti ağırladı. ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, bu tür ziyaretlerin ülkeler arasında köprüleri sağlamlaştırdığını dile getirdi.

Ziyaretler Ülkeler Arası Köprüleri Sağlamlaştırıyor

ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, akademik bilgiyi ticariştirilerek, teknoloji ihraç eden bir Türkiye için durmadan çalıştıklarını belirterek “Üniversite-sanayi iş birliğini geliştirecek üniversitelerdeki akademik birikimi ve araştırma sonuçlarını; mevcut kaynakların daha verimli kullanmalarını sağlayarak, ekonomik değere dönüştürüyoruz. Bünyemizde bulunan 160’tan fazla firmamızla, yenilikçilik odaklı adımlar atarak, teknoloji üreten hatta ihracat eden konuma gelmek için çalışıyoruz. Yabancı sermayelerin ülkemize çekilerek ekonomimize katkıda bulunması, firmalarımızın yurt dışı bağlantılarının geliştirilerek ihracat hacimlerinin artması gibi faydalar sağlaması sebebiyle bu tarz ziyaretleri önemsiyoruz. Bosna Hersek’ten gelen misafirlerimizi ağırlamak da çok önemli. Bu tür ziyaretler, ülkeler arası köprüleri sağlamlaştırıyor. Önümüzdeki süreçte iki ülke arasındaki iş birliklerinin artarak sürmesini diliyorum” dedi. 

Bölgenin Avantajları Anlatıldı

ULUTEK Teknopark Proje İzleme ve Değerlendirme Sorumlusu Emel Morina Güzel ULUTEK Teknopark’ı anlattığı sunumda, bölgedeki faaliyetler, yapılan projeler ve Teknoparkların firmalara sağladığı avantajlara değindi. ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Yeditek Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Karaburun “Metal Sektöründe Görüntü İşleme” konulu sunum yaparak, faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. ULUTEK Teknopark firmalarından İletişim Yazılım firması adına ise Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu “Sanayide Dijital Dönüşüm” konusunda sunum yaparak, heyeti dijital dönüşüm konusunda bilgilendirerek, çözümlerini aktardı. Bosna Hersek iş insanlarına yapay zeka, dijital dönüşüm ve endüstri 4.0  gibi konularda detaylı bilgiler vererek Bosna Hersek ve Türkiye arasında gerçekleşebilecek iş birliklerinin tohumlarını attı.

3_BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ'NİN PATENTİ İLK KEZ ULUTEK'İN FİRMASIYLA TİCARİLEŞTİ

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), patentli projesini ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmaya devretti. Tarihinde ilk kez üniversitenin hak sahibi olduğu bir patentin ticarileştirildiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz; “Akademisyenlerimizin bilimsel donanımını arttırarak, üretilecek projeleri Türk halkının hizmetine sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Bursa Uludağ Üniversitesi; ‘2021/005208’ numaralı ‘Şeker Katkısız Arı Yemi ve Bu Yemin Fonksiyonel Bal Üretiminde Kullanımı’ başlıklı ulusal patent ve PCT/TR2021/050467 numaralı ‘Sugar-Free Bee Feed And Its Use In Functional Honey Production’ başlıklı uluslararası patentini ticarileştirmeyi başardı. Üniversite, hak sahibi olduğu projeyi ULUTEK Teknopark’da yer alan ‘Goya Ar-Ge Danışmanlık Gıda Veteriner Hizmetleri Bilişim Eğitim Tasarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne noter huzurunda devretti.

Üniversite Ve Akademisyenlerin Potansiyeli Var

Devir teslim töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, önceki gün YÖK Başkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıda 23 Araştırma Üniversitesi arasında gösterildiklerini açıkladı. Mevcut durumun yukarılara çekilmesi adına daha fazla çalışacaklarını vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz; “Araştırma Üniversitelerinin üstlendiği sorumluluklar doğrultusunda akademik ve bilimsel projelere yoğunluk vereceğiz. Bursa Uludağ Üniversitesi’nin bu yeteneğinin olduğunu biliyoruz. Akademisyenlerimizin deneyimi ve potansiyelinin gerçek anlamda üst seviyelerde olduğunu biliyoruz. Birçoğunun uluslararası ölçekte başarılı olacak çalışmalar yaptığını veya yapmaya devam ettiğini görüyoruz. Ufacık bir destek ile bu projelerin gün yüzüne çıkacağını da biliyoruz. Bundan sonraki süreçte bünyemize yeni katılacak akademisyenlerin de bilimsel yayın donanımına dikkat edeceğiz. Öte yandan üretilen patentlerin ticarileştirilmesi konusunda, özellikle Teknokentler’de faaliyet gösteren şirketlerin performansını takip edeceğiz. Bunun kaliteyi ve bilimsel başarı oranını yukarılara çeken önemli bir unsur olduğuna inanıyoruz. İnşallah, hep birlikte bu potansiyelin yukarılara çıkarılması için çalışmaya devam edeceğiz. Üretilecek bilimsel çıktıları ve projeleri ticarileştirerek Türk halkının hizmetine sunmaya devam edeceğiz. Prof. Dr. Ozan Gürbüz gibi hocalarımızın azmi, üniversiteye bağlılığı ve vefası her türlü takdirin üzerinde bulunuyor. Hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.

Üretim Ve Ticarileştirme Aşamasına Geçilecek

Prof. Dr. Ozan Gürbüz ise ekip olarak gururlu olduklarını söyledi. Yaklaşık 3 yıldır bu projenin üzerinde çalıştıklarının altını çizen Prof. Dr. Gürbüz; “Üniversitemizdeki Arıcılık Araştırma ve Uygulama Merkezi üzerinden yürütülen bir proje ile başlamıştık. Bulgularımız bizi sevindirmişti. Tekrarlama gereği duyduk. Patentlere başvurduk. Makaleler yazdık ve yayımladık. Fikri Mülkiyet Komisyonu da bize bu konuda ciddi desteklerde bulundu. Başarılı bir iş ortaya çıktı. Tüm ekibin desteği ile oldu. Teknoloji Transfer Ofisi’ne de destekleri için teşekkür ediyoruz. Patenti bu şekilde tamamlamış olduk. Ardından ticarileştirme kısmına geldik. Patentin üstümüze alınması ile daha rahat bir şekilde ticarileştirilebileceğini anladık. Bugün yapacağımız devir-teslim töreni ile patenti şirketimizin üstüne alacağız. Ardından ürünün üretim ve pazarlama aşamasına geçeceğiz. Projemizin dünyada bir benzeri daha yok. Şeker katkısız, tamamen doğal olan ürün, yurt dışındaki ciddi bilimsel dergilerin de ilgisini çekti. Herkese destekleri ve emekleri için teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Devir-teslim töreninde BUÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Adem Doğangün, Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut, ULUTEK Teknopark Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü Prof. Dr. Recep Eren ve TTO ekibi, Bursa 3. Noteri Mustafa Uğurlu, akademik ve idari personel ile patent ve ticarileştirme süreçlerinde birlikte çalışılan Destek Patent firma temsilcileri de hazır bulundu.

4_DIGITAL EXCHANGE ULUTEK TEKNOLOJİ SAHNESİ'NDE: ETKİN DİJİTAL PAZARLAMA, BAŞARILI LOJİSTİK İLE MÜMKÜN

ULUTEK Teknopark Teknoloji Sahnesi’ne konuk olan Emrah Pamuk, başarılı lojistik sisteminin etkin dijital pazarlama için şart olduğunu söyledi.

ULUTEK Teknopark tarafından bölgedeki firmaların iletişimlerini ve etkileşimlerini artırmayı amaçladığı Teknoloji Sahnesi programına, Dijital Exchange firması konuk oldu.

Bilişim Sektörü Bir Arada

Açılış konuşmasını yapan ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz etkinliğin firmalar arasında iş birliklerini artırdığını belirterek, bilişim sektöründe çeşitli görüşleri bir araya getirdiğini söyledi. Geliştirdikleri platformlarla profesyonel hizmetler verdiklerini söyleyen CEO Emrah Pamuk, “Hem Türkiye’ye, hem yurtdışına hizmet veriyoruz. Bu süreçte yaklaşık bine yakın hizmet kalemi oluşturduk. Bunun 5’ini dikeyde markalaştırdık. 2Gether Social, Medialogy, Rawy ve Accumulate, İhracat.in gibi platformlarla birlikte reklamcılığın tüm alanlarında profesyonel hizmet veriyoruz” dedi.

İyi Bir Web Sitesi Şart 

E-ticarete yeni başlayanların bazı kritik noktalara dikkat etmesi gerektiğini de vurgulayan Pamuk, “Dijital alanda ürün ve hizmetlerini sunmak isteyenlere tavsiyelerimiz oluyor. İyi bir web sitesine, iyi bir tasarıma, iyi bir pazarlama planına ihtiyaç var. Devamında mutlaka web sitelerinin mobil versiyonu olmalı. E-ticarete yeni giren işletmelerin mutlaka 1-2 yıl hazır altyapı kullanmalarını öneriyoruz. Bu pazarda lojistiğin başarılı yürütülmesi, bu işin en önemli noktalarından biridir. Ulutek Teknopark’ta yer alan firmalar ile işbirlikleri yapmak isteriz. ” şeklinde konuştu.

5_ULUTEK'TE SATIŞLARI ARTIRMANIN TEKNİKLERİ ANLATILDI

ULUTEK’te düzenlenen webinarda firmaların, değişen ve gelişen tekniklerine uyum sağlayarak satışlarını artırmasının püf noktaları paylaşıldı. 

ULUTEK Teknopark organizasyonu ile gerçekleştirilen  “İlişki Odaklı Satış Geçmişte Kaldı… Değişen Satış Teknikleri…” başlıklı webinarda, British Trust for Ornithology (BTO) Training Genel Müdürü ve Kıdemli Danışmanı Erhan İmamoğlu, yenilenen ekonomi düzeninde firmaların ihtiyaç duyduğu en etkili satış teknikleri hakkında bilgi verdi.

“Bir Temas Noktası Bulun”

Firmaların, müşterilerinin beklentilerini karşılayarak bir temas noktası oluşturması gerektiğini belirten Erhan İmamoğlu, “İlişki odaklı satış artık tamamen ortadan kalktı. Satış; teknolojinin günden güne hızlı bir şekilde gelişme göstermesi, ekonomik değişiklikler ve pandemi süreci gibi faktörler kapsamında önemli evrimler geçirdi. Dünya çapındaki dev şirketlerin stratejilerine bakacak olursak, satış liderleri ekiplerinin müşteriye gittiklerinde etki bırakacak bir iletişim kurması üzerine eğilmekte. Müşterinin bir sorunu varsa önünde üç seçenek vardır: firmanız, rakip firma ve statüko koruma. Müşteri bulunduğu konumda kalabilir ya da kendi çözümünü üretmek isteyebilir. Bu noktada da müşteriye elinizden geldiği kadar iyi bir bilgi paylaşmalı ve tercih edilme olasılığınızı artırmalısınız” dedi. 

“Piyasaya Yeni Bir İhtiyaç Üretin”

İnovatif atılımlar ile geliştirilen yeni ürünlerin, satışta büyük bir paya sahip olabileceğini söyleyen İmamoğlu, “Müşterinin göremediği ve aklının ucundan bile geçirmediği ihtiyacı yaratmanız büyük önem teşkil ediyor. Bu ihtiyaç sayesinde, müşterinin aklına bile gelmeyen ve sadece sizde bulunan bir çözümle ürününüzü birleştirme olanağı bulacaksınız. Bu şekilde, sizin sahip olduğunuz bu alanda, tamamen fiyattan bağımsız bir yapıya kavuşacaksınız. Tüm bunların yanı sıra satın alma kararı riskini de içerisinde barındırmaktadır. Bu riski alma sebebinizde kazanmak yoksa kaybı önlemek mi var? Çünkü aldığınız risk sonuç vermezse; zaman, emek ve maliyet unsurları firmanızı olumsuz bir şekilde etkileyecektir. Dolayısıyla görünmeyen bilgiyi tercih etmek, firmanıza her zaman avantaj sağlayacaktır” diye konuştu. 

6_ULUTEK'TE, YENİ İŞ MODELLERİ ANLATILDI

ULUTEK’te pandeminin etkisiyle dijitalleşen şirketler ve Start-Up’larda yaşanan değişiklikler ele alındı.

ULUTEK Teknopark’ta gerçekleştirilen ‘Kurumsal Şirketler ve Girişimler’ başlıklı webinarda, Dijital İnovasyon Danışmanı Semih Kumluk, katılımcılara hızla gelişen teknolojiler kapsamında değişen iş modelleri hakkında bilgi verdi.

Değişim, Katlanarak Büyüyecek

Teknolojide yaşanan gelişmelerin katlanarak büyüyeceğine işaret eden Dijital İnovasyon Danışmanı Semih Kumluk, “Pandeminin etkisiyle bireysel ve toplumsal olarak dijital alana yönelmeyi hızlandırdık. Günümüzde, dünyayı değiştireceğine inanılan 8 önemli teknoloji arasında; 3 boyutlu yazıcılar, robotlar, drone’lar, sanal gerçeklik, yapay zekâ, nesnelerin interneti, blockchain ve artırılmış gerçeklik yer alıyor. Bu kapsamda dijital iş modelleri de hızlı bir şekilde artış göstermekte. Buna bağlı olarak teknolojik gelişmeler sonucu değişen modeller, yeni iş yapış şekillerini de ortaya çıkardı.  Teknoloji çok hızlı ilerlese de şirket büyümeleri lineer olarak büyümeye devam ediyor. Bu iki büyüme arasındaki boşluğu dolduran ise girişimciler ve Start-Up’lardır” diye konuştu. 

Start-Up’lar, Dünyanın En Büyükleri

Dünyanın en büyük firmalarının Start-Up’lar olduğunu da belirten Kumluk, “Start-Up’lar, teknolojik gelişmeler ve şirketler arasında büyümede oluşan boşluğu iyi değerlendirdikleri ve yönettikleri için hızlı ve güçlü büyümeler gerçekleştirebiliyor. Bu boşluğun artarak devam edeceği bilinciyle, girişimcilik konusunda adım atmanızın sizlere kârlı bir getirisi olacaktır. Start-Up’ınızın başarılı olmasını sağlayacak olan, günlük hayatta karşılaştığımız bir probleme en uygun çözümü üretmenizdir. Kurumsal firmalar; katı, güçlü ve esnek olmayan bir yapıya sahiptir. Girişimler ise esnek, dayanıklı ve yalındır. Start-Up’ların yenilikçi yaklaşımla problemleri yenilikçi çözümler üreterek, kriz ortamlarında avantajlıdır” ifadelerini kullandı.

7_ULUTEK'TE FİRMALARA LINKEDIN ARACILIĞIYLA İHRACATI ARTTIRMANIN YÖNTEMLERİ ANLATILDI

ULUTEK Teknopark’ta faaliyet gösteren firmalara, sosyal medya platformu Linkedin’in ihracatçılara sunduğu avantajlar hakkında bilgi verildi.

ULUTEK Teknopark’ta Solutionz B2B Marketing işbirliğiyle düzenlenen ‘İhracatı Artırmada Linkedin’in Sunduğu Fırsatlar’ başlıklı webinarda konuşan Solutionz B2B Marketing Kurucusu Gökhan Çağatay, Linkedin’in ihracat odaklı araç ve fonksiyonlarını anlattı. Günümüzde LinkedIn’de 800 milyon kişinin varlık gösterdiğini belirten Çağatay, hedef kitleye ulaşma yollarını aktardı. 

Personel Arayışı İçin İdeal Bir Platform

Linkedin’in global düzeyde iş fırsatları içerdiğini söyleyen Gökhan Çağatay, “İnternetin hayatımızın her alanında yer almasının ardından hepimiz sosyal medya platformlarını kullanmaya başladık. Sosyal medyanın güven ve değeri gün geçtikçe artmaya devam ediyor. İş odaklı sosyal medya platformları arasında 1 numara olan Linkedin’i kullanan herkes, arayışına uygun bir kullanım gerçekleştirebiliyor. Bilgiye erişimin her zamankinden daha kolay olduğu günümüzde firmalar, personel arayışındayken almak istediği bilgileri hızlı bir şekilde Linkedin’den alabiliyor. Kullanıcılarının yüzde 43,1’inin kadın, yüzde 56,9’unun erkeklerden oluştuğu platform sayesinde dünyanın her yerinden iş profesyoneline ulaşabilirsiniz” dedi.

57 Milyon Firma Kullanıyor

140’ın üzerinde sektörün ve 57 milyon firmanın Linkedin’de aktif olarak yer aldığını da kaydeden Çağatay, “Linkedin; haber kaynağı, bireysel profiller, firma sayfası, arama fonksiyonu, mesajlaşma, gruplar ve reklamlar faktörleri ile bizlere iş odaklı olarak kapsamlı ve zengin içerikli bir ortam niteliğinde. Tüm bunların yanı sıra 20’nin üzerinde dil ile profil açabilir ve ilgili pazarlardaki kişilere ulaşarak temas kurabilirsiniz. Linkedin, bu sayede yurt dışındaki müşterilere erişim sürecinizi kolaylaştırır. İstediğiniz an tüketicileriniz ile doğrudan veya dolaylı olarak iletişim kurabilirsiniz. Potansiyel müşteriler karşısında doğru bir şekilde bilinirlik artışı da sağlayan platform, yeni fırsatlara imkân yaratmaktadır” diye konuştu.

8_ULUTEK'TE FİRMALARA GLOBALLEŞME İÇİN GEREKLİ ADIMLAR ANLATILDI

ULUTEK’in çevrimiçi etkinliğinde, global teknoloji firması olma yolunda atılması gereken adımlar hakkında katılımcılara önemli bilgiler verildi.

ULUTEK Teknopark’ta Cloud Workbench B.V. (CWB) iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘Global Teknoloji Firması Olmak’ başlıklı çevrimiçi eğitimde Cloud Workbench B.V. Genel Müdürü Refik Tuncer, müşterilerin teknoloji firmalarını tercih etme nedenlerini anlattı.

Doğru Hedef Kitle Tespiti Yapın

Müşteri arayışında doğru hedef kitle tespiti yapılmadan sonuç elde etmenin zorlaşacağını belirten Cloud Workbench B.V. Genel Müdürü Refik Tuncer, “Şirketinizin var olma sebebini orta noktada birleştiren ve yenilikçiliği vurgulamanızı sağlayan, bir sorun karşısında çözüm üreterek geliştirdiğiniz değerdir. Bu değerin çözüme kavuşturulması yolunda oluşturulan hikâyenin müşteri tarafında inovatif bir fikre dönüşmesi, birincil kriterlerden biridir. Strateji kısmında ise gerçekleştirdiğiniz iş kapsamında hedefinizi ve inovasyonu belirledikten sonra stratejiyi buna göre kurgulamalısınız. Bu şekilde pazarlamada yol haritanızı belirleyebilir ve hikâyenizi oturtabilirsiniz” dedi. 

Müşteri Sizi Neden Tercih Etmeli?

Müşterilerin çözüm sürecinde firma tercihinde bulunurken aradığı kıstaslara da dikkati çeken Tuncer, “Müşterinin sizi tercih etmesi için ona doğru araçları ve doğru sebepleri vermeniz büyük önem taşıyor. Çünkü problemi olan ve çözüm arayışına bulunan potansiyel müşterinin sizden hizmet alarak aksiyon göstermesi için araçlar ve sonuçlar sunmalısınız. Buna bağlı olarak, projenizin sürdürülebilir kılınması ve firmanızın büyümesi için doğru pazarlama stratejileri uygulamanız ve müşterinizi mutlu etmeniz gerekir” ifadelerini kullandı.

9_YAPAY ZEKA İLE İŞLETMELER VERİMLİLİKLERİNİ ARTIRIYOR

ULUTEK Teknopark tarafından  düzenlenen webinarda, firmaların teknolojik gelişmelere ayak uydurarak yapay zekâ kullanmaları doğrultusunda gelirlerini artıracakları bilgisi verildi.

ULUTEK Teknopark, bölgedeki firmaların hızla değişen teknolojiler kapsamındaki uyum süreçlerini yakından takip etmeleri ve uygulamaları amacıyla “İş Dünyasında Yapay Zekâ” adlı webinarı gerçekleştirdi. Sunumunu Dijital İnovasyon Danışmanı Semih Kumluk’un yaptığı etkinlik, katılımcıların yanıtladığı anketler üzerinden interaktif bir şekilde ilerledi.

“Yapay Zekânın Hammaddesi Veridir”

Yapay zekânın etki alanının çığ gibi büyümeye devam ettiğini söyleyen Semih Kumluk, “Günümüzde pandemiden dolayı hızla yayılan dijitalleşme, bilgisayarları da hiç olmadığı kadar geliştirdi. Bilgisayar ile aynı paralelde yapay zekâ da güçlenerek hayatımızdaki yerini genişletti. Yapay zekânın hammaddesi veridir. Veri yeni petrol ise; yapay zekâ da yeni elektriktir. Veri, kendi tek başına hiçbir şeyken, yapay zekâ ve benzeri algoritmalar ile işlendiğinde çeşitli ürünlere ve hizmetlere dönüştürülebilmektedir. Hayatımızın her alanında bulunan yapay zekânın pazarlamadaki uygulamaları da oldukça fazladır. Yapay zekâ sayesinde işletmeler, size özel ve alışkanlıklarınıza uygun olarak geçmişten öğrenilen alışveriş davranışlarınıza göre sizin önünüze odaklı reklamlar çıkaran algoritmalar çerçevesinde satışlarını artırabilmektedir” diye konuştu.

Dünya Ekonomisine Katkısı 16 Trilyon Dolar Olacak

Yapay zekâya sadece veri sağlayarak makine öğrenmesi gerçekleştirilebileceğini de belirten Kumluk, “Yapay zekâyı popüler yapan makine öğrenmesidir. Makine için toplanan veriler ne kadar artarsa, yapay zekâ da o kadar iyi tahminler yapar. Veriler çoğaldıkça, daha başarılı ve güçlü algoritmaların ortaya çıkma olasılığı da artmış olur. Yapay zekâ sayesinde, insan ve makine etkileşimleri artırılarak yüksek kalitede çözümler üretebilirsiniz. 2030 yılında yapay zekânın dünya ekonomisine katkısının 16 trilyon dolar olacağı düşüncesinden hareketle, bu çözümleri ivedilikle sağlayarak mali açıdan verimliliğini sağlayabilirsiniz” dedi. 

10_ULUTEK'TE, YURTDIŞI GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİ ANLATILDI

ULUTEK’te firmalara teknoloji bazlı girişimcilik ekosistemleri hakkında bilgiler verilerek, küresel pazarda bölgesel avantajlar anlatıldı.

ULUTEK Teknopark’ta gerçekleştirilen ‘Yurtdışı Girişimcilik Ekosistemleri’ başlıklı çevrimiçi eğitimde katılımcılara, iş fikirlerinde sürdürülebilirlik sağlanmasına katkı sağlamak amacıyla püf noktaları aktarıldı.

‘Fıntech Merkezlerini Radarınıza Alın’

Toplantının açılış konuşmasını yapan ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, “Girişimcilik ekosistemini canlandırmak amacıyla tüm girişimci adaylarını bölgemizde teknolojiyle buluşmaları için bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Yurt içi ve yurt dışındaki bölgesel girişimcilik ekosistemlerinde sunulan imkânlara dikkati çeken Dijital İnovasyon Danışmanı Semih Kumluk, “Fintech, finansal hizmetlerin daha kolay, daha iyi ve daha hızlı verilmesi amacıyla oluşturulmuş bir yeniliktir. Günümüzde girişimcilik ekosisteminde yükselen değer olan Fintech kapsamında bir iş fikriniz varsa yatırım alma olasılığınız daha güçlü. Melek yatırımcıların da hayli dikkatini çeken Fintech, dünyada adeta bir yenilenme etkisi yarattı” diye konuştu. 

‘Bu Teknopark, Önemli Değerler Katıyor’

Kurumsal şirketler açısından teknolojileri takip etmenin büyük avantajlar sağladığını da kaydeden Kumluk, “Gün geçtikçe gelişen ve değişen yenilikçi teknolojik çözümler, girişimcilik ekosistemine katkı sunuyor. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de bu ekosistemde teknoparklar, oldukça önemli bir yere sahiptir ve teknoloji yuvası konumundadır. ULUTEK de bu anlamda girişimcileri ve firma yetkililerini günümüz teknolojilerine ayak uydurmaları için geliştirdiği projeler ve eğitimlerden dolayı sürekli olarak kaydettiği ilerlemeyi hızlandırıyor. ULUTEK yetkililerine ve bölgede yer alan 160’yı aşkın firmaya, kentimize ve ülkemize kattıkları değerden dolayı teşekkür etmek istiyorum” dedi.

11_ULUTEK'TE NÖRO PAZARLAMA TEKNİKLERİ ANLATILDI

ULUTEK’te firma temsilcilerine, nöro pazarlamada günlük hayatta uygulanabilecek satış geliştirme teknikleri ve taktileri hakkında önemli bilgiler verildi. 

ULUTEK Teknopark’ta gerçekleştirilen ‘Nöro Pazarlama’ başlıklı çevrimiçi etkinlikte eğitimde konuşan MA, ACC, Profesyonel Koç ve Eğitim Uzmanı Dilek Kösemehmet Coşkun ve MBA, ACC, Yönetici Koçu ve Eğitmen Engin Coşkun katılımcı firmalara, yenilenen satış geliştirme teknikleri kapsamında ortaya çıkan nöro pazarlama süreçlerini ve müşterileri etkilemenin yollarını anlattı. 

“Satın Alma Butonuna Basmak Gibi”

Değişen ve gelişen teknolojiler kapsamında satışa nöro bakışın gün geçtikçe önem kazandığını belirten Dilek Kösemehmet Coşkun, “Sanılanın aksine insan beynindeki satın alma kararları rasyonel olarak değil, duygusal olarak karar verilmektedir. Hislerle gerçekleştirilen bu mekanizmaya, nöro pazarlama denilmektedir. Bilim ve pazarlamanın evliliği şeklinde oluşan bu pazarlama çeşidi, tüketiciyi satın almaya iten nedenlerin arkasındaki düşünceyi tetiklemektedir. Nöro pazarlama, beyinden yola çıkarak tüketicinin bilinçaltını hedefleyen ve tercihlerinden yararlanarak pazarlama devamında satışta elde edilen verimliliğin yükselmesini sağlayan bir satış pazarlama yöntemidir. Tüketiciler bu noktada satın almak istedikleri şeyleri ne kadar ödemek istediklerini hislerine uygun promosyonlar kapsamında tanımlamaktadır. Nöro pazarlama, müşterinin satın alma butonuna basmaktır” dedi. 

“Müşterinizi İyi Tanımalısınız”

Ürün geliştirme ve pazarlama sürecinde günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir soruna cevap verilmesi gerektiğini söyleyen Engin Coşkun da “Nöro pazarlama; tüketici duygularını ve derin iç görüyü insanlara sormadan masaya getirir ve pazarlama teknikleri açısından ticari olarak kullanır. Bu çerçevede müşterilerinizi satın alma sürecinde etkilemek amacıyla onların ihtiyaçlarını doğru bir şekilde belirlemelisiniz. Karşılaşılan sıkıntının kaynağını belirlemeli, şiddetini ölçmeli ve çözümünün aciliyetini keşfetmelisiniz. Bu sıkıntıyı teşhis ederken; uyumlanma, soru sorma, derin dinleme, netleştirme ve ortak aklı okuma, değerleri ve ihtiyaçları belirleme gibi faktörleri kullanabilirsiniz Müşterinin kendi sorununun farkına varmasını sağlamalısınız. Bu noktada önemli olan müşterilerinizi öğrenmek ve tanımaktır” diye konuştu.

12_ULUTEK'TE, MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ ANLATILDI

ULUTEK Teknopark Yeminli Mali Müşaviri Ali Kara, teknoparklarda uzaktan çalışma ve dışarıda geçirilen süreler hakkında önemli bilgiler paylaştı.

ULUTEK Teknopark ev sahipliğinde ULUTEK Yeminli Mali Müşaviri (YMM) Ali Kara’nın sunumuyla aylık düzenlenen Danışmanlık Toplantısı’nda, bölgede faaliyet gösteren katılımcı firmalara teknoparklarda uzaktan çalışma ve dışarıda geçirilen süreler hakkında bilgiler verildi.

Dışarıda Geçirilen Süreler Nasıl Değerlendirilir?

Yoğun katılım sağlanan çevrimiçi etkinlikte mevzuatı detaylı olarak anlatan YMM Ali Kara, “Geçmişten bugüne teknoloji geliştirme bölgelerinde projeler kapsamında olmak koşuluyla dışarıda geçirilen süreler uzun zamandır vardı. Buna bağlı olarak dışarıda geçirilen süreler ve uzaktan çalışma sistemi bazı tereddütleri de ortaya çıkardı. Bölgedeki işletmelerin birinde çalışan Ar-ge, yazılım ve tasarım personelinin bölgelerde yürüttüğü projeler ile doğrudan ilgili olmak şartıyla proje kapsamındaki faaliyetlerin bir kısmının, bölge dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda dışarıda geçirilen bu faaliyetlere ilişkin ücretlerinin yüzde yüzü gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Buradaki koşul; dışarıdan çalışmanın doğrudan proje ile ilgili olmasıdır. Dışarıda geçirilen sürelerde proje kapsamında sayılan faaliyetler arasında; laboratuvar çalışmaları, diğer ar-ge veya tasarım merkezlerinde yapılan çalışmalar, saha araştırması, prototip geliştirmeye yönelik faaliyetler ve projelerde görev alan personel ile sınırlı olmak kaydıyla bilimsel içerikteki etkinlikler yer almaktadır. Bu bent ile teşvikten yararlanılması için bölge yönetici şirketinden onay alınması ve bakanlığın bilgilendirilmesi zorunludur” dedi. 

Bölge Dışındaki Süreler Yüzde 50’ye Çıkarıldı

Küresel salgın nedeniyle uzaktan çalışma sisteminin yaygınlaşarak ve devamlı hâle getirildiğini de söyleyen Kara, “Bölgede yer alan işletmelerde gelir vergisi stopajı teşvikine konu edilen toplam çalışma sürelerinin yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla personelin bölge dışında geçirdikleri süreler de gelir vergisi stopajı teşviki konu edilmektedir. Yüzde 20 olarak belirlenen bu oran üzerinde Cumhurbaşkanı tarafından yüzde 50’ye kadar artırabilme yetkisi verilmiştir. 17 Ekim 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yüzde 20 oranı, 31 Aralık 2022 tarihine kadar yüzde 50’ye yükseltildi” diye konuştu.

13_ULUTEK'TE GELİŞTİRİLEN TANI KİTİ, SÜT İHRACATINI ARTIRACAK

ULUTEK Teknopark Kuluçka Merkezi'nde TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Uygulayıcı Kuruluşu ULUKOZA Programı ile hibe desteği alarak şirketleşen POLİTRON KİMYA tarafından geliştirilen hastalık tanı kiti sayesinde süt ve süt ürünleri ihracatının artmasına önemli katkılar sağlayacak.

Girişimcilere sürdürülebilir iş modellerini geliştirmeleri amacıyla yol haritası çizen Bursa Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nin (Bursa Uludağ TTO) ‘Kozalar Kelebek Olsun Diye’ sloganıyla hayata geçirdiği platformu ULUKOZA, önemli bir çalışmaya daha vesile oldu. Girişimci Doç. Dr. Mustafa Çiftçi, TÜBİTAK 1512 BİGG Programı kapsamında aldığı 200 bin TL hibe desteği ile inek sütündeki ‘mastitis’ hastalığını dakikalar içerisinde teşhis edebilen tanı kiti üretti.

Taşınabiliyor, Elektrik Gerektirmiyor

Dünyada alanında ilk olma niteliği taşıyan tanı kitinin, düşük maliyetler ile küçük üreticilere avantaj sağlayacağını belirten Doç. Dr. Mustafa Çiftçi, “Tanı kiti, kalifiye elemana ve laboratuvar ortamına ihtiyaç duymadan tamamen yerli imkânlarla yeni jenerasyona uygun şekilde üretildi. Hastalık, birkaç damla sütün kit üstüne damlatılmasıyla ve elektrik tüketimi olmadan renk değişimi sayesinde analiz edilebiliyor. Taşınabilir özelliğiyle lojistik maliyeti ve zaman kaybının önüne geçilerek hızlı şekilde güvenilir sonuçlar alınabiliyor.

Hastalığın Türkiye’ye Maliyeti 210 Milyon TL

Türkiye’nin süt üretiminde küresel pazarda önemli paya sahip olduğuna da dikkati çeken Doç. Dr. Mustafa Çiftçi, “Ülkemizdeki süt ineği sayısı 18 milyonun üzerinde. Bakteriyel enfeksiyonun neden olduğu bulaşıcı bir sürü hastalığı türü olan mastitise maruz kalan inek sayısı ise 5,5 milyon civarında. İnek sütü üretiminde dünyada 9’uncu sırada yer alan ülkemize bu hastalığın maliyeti, 210 milyon TL tutarında. Süt ihracatının önündeki engeller, kalite ve standardizasyonun iyileştirilmesi ile aşılabilir. Bu nedenle, kitimizin ülke ekonomisine katkılar sağlamasını amaçlıyoruz” diye konuştu.

Ekonomik Kaybın En Önemli Nedeni

İneklerde görülen mastitis hastalığının küresel boyuttaki maliyetinin 19-32 milyar dolar arasında gerçekleştiğini de kaydeden Çiftçi, “Dünya genelindeki süt ineklerinin yaklaşık yüzde 30’u en az bir kez bu hastalığa yakalanıyor. Süt ve süt ürünlerinde kârlılığı etkileyen hastalıklardan mastisis, ekonomik kaybın en önemli nedeni olarak kabul ediliyor. Erken teşhis ile birlikte ivedilikle uygun bir antibiyotikle tedaviye başlanması çok önemli. Çünkü gecikmiş vakalarda tedavi imkânı oldukça düşük olasılık taşıyor” dedi.

14_OYUN SEKTÖRÜNDE YENİ ROTA BURSA

ULUTEK firmalarından F13 Entertainment’in Kurucu Ortağı Sefa Ertunç, güçlü altyapısıyla öne çıkan Bursa’nın oyun sektörü için çok cazip bir lokasyon olduğunu söyledi. Ertunç, düşük bütçelerle büyük kârlar elde edilmesinin mümkün olduğunu da dile getirdi.

Türk oyun sektörü, rekor tutarlarda yatırım alarak küresel pazarda adından söz ettirmeye devam ediyor. Sektör hızla büyürken, oyun sektörünün Bursa’daki gelişiminin diğer illere kıyasla daha güçlü olması gerektiğini belirten F13 Entertainment Kurucu Ortağı Sefa Ertunç, bu doğrultuda atılması gereken adımları BTSO Ekonomi’ye anlattı.

3 Kişiyle Başladılar 11 Kişi Oldular

Dijital dönüşümün hızlanmasıyla birlikte yatırımcıların son dönemdeki gözdesi oyun sektörünün girişimci sayısı da giderek artıyor. Türkiye’de yeni yükselen oyun sektörünün büyüyerek uluslararası rekabet ortamına hazırlanması için yatırım ağının genişletilmesi gerektiğini belirten Sefa Ertunç, “Firma olarak, sektörümüzde önemli bir paya sahip olan mobil oyunlar üzerinde çalışıyoruz. Mobil Oyun Bootcamp mezunları olarak Doğukan Kürekci ve Sıtkıcan Ejder ile birlikte şirketimizi kurmaya karar verdiğimizde, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından oldukça değerli destekler aldık. ULUTEK’te firmamızı faaliyete geçirdikten sonra 11 kişilik ekibimiz ile mobil oyunlarımızı ulusal ve uluslararası pazara yönelik bir şekilde pazarlamaya başladık. Amacımız, oyun sektörünün hızla ilerlediği ülkemizde, bu rüzgâra yelken açarak ilerlemek” dedi.

15_ULUTEK, FİRMALARINI BAŞARIYA GÖTÜRECEK PROJELERİNİ TANITTI

ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, Teknopark’ta faaliyet gösteren firma yetkilileriyle bir araya geldi. ULUTEK’te yer alan firmaların önünü açacak yeni projeleri firmalara tanıtan Karagöz, firmaların başarısı için ULUTEK Yönetiminin özveriyle çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı. 

ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, 2021 yılında bölgenin geliştirilmesi ve kalkındırılması adına yürütülen faaliyetler hakkında görüş alışverişinde bulunmak için firmaların yöneticileri ile bir araya geldi. ULUTEK firmalarının bölgede yürüttükleri ar-ge çalışmalarıyla, kente ve ülkeye önemli kazanımlar sağladığını belirterek, ULUTEK’in bu noktada kolaylaştırıcı rol üstlendiğini aktaran Karagöz, “Mevcut ve yeni projelerle firmalarımızın önünü açmaya devam ediyoruz, firmalarımızla bir araya gelerek tespit ettiğimiz ihtiyaçlara çözüm için çalışmalar yürütüyoruz. Nitekim, sunduğumuz birçok hizmetin de katkısıyla, ULUTEK Teknoparklar arasındaki yükselişini sürdürmeye devam ediyor” dedi.

Doluluk Oranı Yüzde 100’e Ulaştı

Bilişim sektöründe yaşanan yoğun rekabet ortamında ULUTEK firmalarının önemli bir konumda olduğunu söyleyen Genel Müdür Prof. Dr. İrfan Karagöz, “Ülkemizde sanayinin lokomotif kenti Bursa’da, üniversite-sanayi iş birliği modelini en iyi şekilde kurgulamak için el birliğiyle çalıştık. Tüm dünyada yaşanan küresel salgın nedeniyle çevrimiçi eğitimlerin yaygınlaşması sonucu, 2021 yılı içerisinde satış, pazarlama, ihracat, ar-ge inovasyon, destekler, teşvikler ve kişisel gelişim konularında 90’ı aşkın webinar gerçekleştirdik. Uluslarasılaşma odaklı yürüttüğümüz projelerin yanı sıra firmaların teknik kapasitesine katkı sağlayacak Prototipleme Merkezi’ni faaliyete almaya hazırlanıyoruz. 2021’de devreye aldığımız ULUTEK Partnerim Platformu ile sanayi ile Ulutek firmalarının yetkinliklerini buluşturarak yenilikçi çözümlerin sanayiye aktarımına köprü oluyoruz. Kentimizin sanayi kapasitesini bilişim sektörüyle canlandırmak için ortaklaşa yürütülebilecek çalışmalarımızı artırdık. Bundan sonraki süreçte, başarılarımıza ivme kazandırarak, kentimizde ve ülkemizde teknoloji ekosistemini güçlendirmeye devam edeceğiz. Teknoloji liginde daha üst sıralarda yer almak için çabalarımızı artıracağız” diye konuştu.

16_ULUTEK'TE BULUT TEKNOLOJİSİNİN FAYDALARI ANLATILDI

ULUTEK Teknopark’ta şirketlerde bulut teknolojilerin uygulanmasının verimlilik ve zaman açısından sağladığı avantajlar hakkında bilgi verildi.

ULUTEK Teknopark’ta gerçekleştirilen çevrimiçi webinarda katılımcı firma yetkililerine, tüm dünyada dijitalleşmenin hızlandığı günümüzde bulut teknolojilerinin ve otomatik olarak sürekli iyileştirme sağlayan ‘DevOPS’ işlemlerinin kurumlar açısından avantajları anlatıldı.

Ekiplerin Yüzde 99’u Başarısına Güveniyor

‘Modern Bulut Teknolojilerini Kullanarak DevOPS Süreçlerini Yönetme’ başlıklı çevrimiçi  webinarda ETOM Cloud CEO’su Mehmet Kesiktaş katılımcılara, şirketlerdeki gerçek bulut deneyimleri uygulamalarını anlattı. CI/CD üzerinde yazılım testleri gerçekleştirme ve devreye alma örneklerini aktaran ETOM Cloud Chief Technology Officer Tolga Kaprol da “2007 ve 2008 yılları arasında BT operasyonları ve yazılım geliştirme topluluklarının sektörde ölümcül derecede bir işlev bozukluğu olduğu düşünülerek, endişeler dile getirilmeye başlandı. Geliştirici ve operasyon ekipleri, aynı yönetimler altında ayrı performans göstergelerine bakılarak yönetilmekteydi. Bu nedenle uzun çalışma saatleri, başarısız yayınlar ve mutsuz müşteriler gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkıyordu. Atlassian’ın araştırmasına göre bugün DevOPS ekiplerinin yüzde 99’u yayına alınan kodların başarısına güveniyor” dedi.

Devops’a Nasıl Giriş Yapılır?

Günümüzde birçok şirketin hızla DevOPS sistemine entegre olmak için çabaladığını da söyleyen Kaprol, “DevOPS, bilişim sektöründe çok büyük bir kaldıraç görevi üstlenmekte. DevOPS; tasarım, geliştirme, test, yayınlama, yönetim ve bakım aşamalarıyla sürekli devam eden bir döngüdür. Geleneksel yazılım sistemlerine kıyasla daha güvenli olan DevOPS yöntemlerinde, yazılım geliştirirken testler, otomatik olarak gerçekleştirilmektedir. Bu sisteme giriş yapmak için şirket içinde bu sistemi iyi bir şekilde tanıtmalısınız. DevOPS stratejisi geliştirmeli ve konteyner teknolojilerini kullanmaya başlamalısınız. Altyapınızı CI/CD araçlarıyla uyumlu hâle getirmelisiniz. Test otomasyonu ve kalite geliştirme süreçlerinden sonra uygulama performans takibiyle yol haritanızı izleyebilirsiniz” diye konuştu.

17_ULUTEK'TE KUMAŞTAKİ 'KALİTE' SORUNUNA 'OTOMATİK' ÇÖZÜM BULUNDU

ULUTEK Teknopark Kuluçka Merkezi'nde TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Uygulayıcı Kuruluşu ULUKOZA Programı ile hibe desteği alarak şirketleşen Hisartech Yazılım Kumaş üreticilerinin sıkça karşılaştığı kalite kontrol süreçleri ile ilgili sorunlara ‘otomatik’ çözüm geliştirdi. Firmanın Kurucusu Gürkan Aydemir, Otomatik Kumaş Kalite Kontrol Sistemi Projesi ile maliyet avantajı sunuyor.

Bursa’da ULUTEK Teknopark’ta faaliyetlerini sürdüren Hisartech Yazılım’ın Kurucusu Gürkan Aydemir, Otomatik Kumaş Kalite Kontrol Sistemi Projesi adı altında geliştirdiği makine sayesinde tekstil sektöründe faaliyet gösteren kumaş üreticilerinin üretim süreçlerini en iyi şekilde yönetebilecekleri ve müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutabilecekleri bir sistem oluşturduklarını söyledi. Mevcut durumda kumaş kalite kontrollerinin emek yoğun ve insan hatalarından çokça etkilenen bir süreç olduğunu vurgulayan Aydemir, geliştirdiği makinenin üst düzey görüntüleme araçları ve görüntü işleme teknikleri ile kontrollerin otomatikleşebileceğini ifade etti.

Dijital Kameralar Kullanılacak

Görüntü işleme yazılımları ile kalite kontrol süreçlerinin 20 yıldır üzerinde yoğun şekilde çalışılan bir konu olduğunun altını çizen Gürkan Aydemir, “Kumaş üreticileri, operatörler tarafından kumaş üzerindeki hatalar tespit edildikten sonra elle ya da bilgisayar ara yüzü ile etiketleyebildikleri sarım makinelerini kullanıyor. Bu yöntemlerin başarısı; ışık, operatör müdahalesi ve kameraya temas gibi çevresel faktörlerden etkilenir. Ayrıca kullanılan kamera sistemleri ve iş istasyonlarının yüksek maliyetleri sebebiyle ortaya çıkan ürünün satış fiyatı, üreticilerin tercih edeceği seviyede değildir. Biz de geliştirdiğimiz proje ile görüntü işleme sistemi entegreli bir kalite kontrol makinesi üretmeyi amaçladık. Bu mekanizmada; klasik kumaş kalite kontrol makinelerinde kullanılan sarım tekniği yerine kesikli bir sarım yöntemi ile ve dijital kameralarla kaliteli görüntü elde edilmesi sağlanacak. Bu görüntüler işlenerek kumaş üzerindeki hatalar ve yerleri tespit edilip sınıflandırılabilecek. Bu teknolojinin benzer görüntü işlemeye dayalı kalite kontrol sürecini yürüten farklı sektörlerde de kullanılabileceğini düşünüyoruz” dedi.

‘Daha Fazla Katma Değer Sağlayacak’

Tekstil sektörüne yönelik üretilen kumaş kontrol çözümlerinin, yüksek maliyetli ve emek tarafında tasarruf sağlamaması nedeniyle kâr marjının düşük olmasına yol açtığını da kaydeden Aydemir, “Dünya genelinde kumaş üretimi, ülkemizdekine benzer sürdürülüyor. Türkiye, kumaş üretiminde dünya kumaş üretiminin yaklaşık yüzde 5’ini karşılıyor. Bu da ürünün uluslararası pazarının, yurt içi pazarının kabaca 20 katı büyüklüğünde olduğunu işaret ediyor. Bu bağlamda hem yurt içi, hem de yurt dışı kumaş üretimi yapan firmalar potansiyel müşterilerimiz arasında. Ürünümüzün, daha kabul edilebilir bir kurulum maliyetiyle piyasadaki ürünlerden daha fazla katma değer üretmesi nedeniyle de tercih edilme olasılığı oldukça yüksek. Bu anlamda tekstil ve diğer sektörlerde ciddi faydalar sağlamasını öngörüyoruz” diye konuştu.